VARDİYA

Türkiye’den ve farklı disiplinlerden üç sanatçının seçilerek davet edildiği ve bu yıl ilki düzenlenen misafir sanatçı programı Vardiya’nın kamusal sohbet ve sunum programı 5 Haziran Pazar günü sanatçıların da katılımıyla gerçekleşecek.

Vardiya’nın doğuş hikâyesinin konuşulacağı ve bu senenin misafir sanatçılarının yaşadıkları deneyimi paylaşacakları sunuma izleyici olarak katılmak için rezervasyon formunu doldurabilirsiniz.

Vardiya Kamusal Program


5 Haziran 2022 Pazar

15:00- 15:45
Rehberli sergi turu Kundura’nın Hafızası: Bir Fabrikaya Sığan Dünya
*Katılmak isteyen tüm ziyaretçilerimize açıktır. Rezervasyon için lütfen tıklayınız.

16:00-17:00
1. Oturum: Vardiya’ya başlarken… 
Moderatör
S.Buse Yıldırım | Beykoz Kundura Kültür ve Sanat Direktörü

Vardiya Sanatçıları
Gözde İlkin | Güncel sanatçı
Alican Tezer | Multi-Enstrümantalist, Disiplinlerarası Sanatçı, Davulcu
Canan Yücel Pekiçten | Dans Sanatçısı, Koreograf, Öğretim Üyesi

Sözlü Tarihin İlhâmı ve İmkânı 
Arzu Öztürkmen | Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi


18:00-19:00
3. Oturum: Vardiya’dan kalanlar…

Ücretsiz katılım için lütfen Rezervasyon Formu’nu doldurunuz.

Kundura Hafıza; İstanbul’un önemli endüstriyel kültür mirası olan, tarihi Osmanlı dönemine uzanan, Cumhuriyet’in kuruluşundan sonra 1933-1999 yılları arasında Sümerbank Beykoz Deri ve Kundura Fabrikası olarak faaliyet gösteren, bugünkü Beykoz Kundura’nın hafızasını temsil eder. Bir fabrika tesisi olmanın ötesinde, kreşi, sineması ve kütüphanesi gibi birimleriyle geçmişte bir yaşam alanı olan Beykoz Kundura’nın, üretim ve yaşam alanı olarak tarihsel gelişimini somut ve somut olmayan değerler kapsamında anlamak için farklı yöntemlerle onu keşfe çıkar.

Haziran 2021’de açılan Kundura Hafıza sergisi, yaklaşık üç bin işçi, memur ve ailelerin yaşamının önemli bir parçası olan fabrikada gündelik hayat ile üretim faaliyetinin iç içe geçmesinden ilhâm alır; ‘birbirine bağlı olma’ halini ve bir yaşam alanı olarak Beykoz Kundura’yı seçili arşiv materyalleri ve sözlü tarih anlatılarıyla inceler. Kundura Hafıza arşivinde sadece konservasyonu yapılan makineler değil aynı zamanda 2015 yılından beri fabrikanın eski çalışanları ve yakınları ile yürütülen sözlü tarih çalışmaları da yer almaktadır. Şimdiye kadar 150’ye yakın kişiyle yapılmış olan görüşmelere yenileri eklenmeye ve Hafıza arşivi büyümeye devam etmektedir. Ayrıca yüzlerce fotoğrafın bulunduğu arşivde fabrika yapılarına ait mimari çizimler, haritalar, planlar, makinelerin teknik çizimleri, ayakkabı katalogları, yazışmalar, genelgeler, faturalar, iş başvuruları, kalite belgeleri, mal pusulaları ve benzer birçok belge saklanmakta ve korunmaktadır.

Misafir sanatçı programı Vardiya; Kundura Sahne’nin performans pratiğine dair deneysel, yenilikçi ve araştırmacı yaklaşımı ile Kundura Hafıza’nın yerel bilgeliğin peşinde olan ve yitirilenleri koruyan yaklaşımı beraberliğinde yeni düşünme ve karşılaşma alanları yaratır. Sanatçılarla arşivi koruyan, gözeten ve nöbet tutan bir çalışma dizilimi tasarlar. Kundura Hafıza, Vardiya ile nöbete gelen sanatçıya arşivi emanet eder. Arşivin temelindeki toplama ve derleme ilkesi bağlamında sanatçıya yorumlama yetkisi vererek sanat pratiğinin aracılığıyla bir araştırma alanı yaratır ve arşive sanatçılarla iştirak ve erişim sağlar.

Yılın belirli dönemlerinde belirli süreleri kapsayan çalışma bölümünde Vardiya’ya davet edilen sanatçılar, nöbet değişiminde bir sonraki nöbeti tutacak sanatçıya devirde bulunur. Bu devirin nasıl olacağına bu yaratıcı süreçte sanatçının kendisi karar verir. Bu vardiyalı çalışma ve araştırma sisteminde ortaya çıkan konsept ve pratik oluşumları, seyirciye açık bir programda sunulur.


Misafir Sanatçılar 2022

Sosyal kimliği, süreçleri temsil eden birer hafıza nesnesi olan masa örtüsü, perde, çarşaf vb. buluntu ev kumaşları üzerinde çalışıyor. Bu kumaşları, ürettiği motifleri ve imajları sahnelediği bir alan olarak kullanıyor. Kumaşlar üzerindeki motifleri ve çizimleri, günümüzün kültürel bilgilerini, politik ve sosyal ilişkilerini ve toplumsal cinsiyet meselelerini tasvir ediyor. Ilkin, aidiyet hissinin farklı formlarını keşfetmek için doğanın izlerini sürüyor. Doğadan ilham alan formları ile bitkilerin, hayvanların ve insanların birbirine yaklaşan iyileştirici ve dönüştürücü etkilerini takip ediyor. Gözde İlkin (1981, Kütahya) 2004 yılında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Resim Bölümü’nde lisans eğitimini, 2012 yılında ise Marmara Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nde yüksek lisans eğitimini tamamladı. Seçilmiş kişisel sergileri arasında Tek başına ve Hep Birlikte, artSümer Galeri, İstanbul (2019); Kökler Konuştukça Çatlaklar Derinleşir, MAC VAL Müzesi, Vitry-sur-Seine, Paris (2019); Örgütlü İkamet, Galerie Paris-Beijing, Paris (2019); Tuzak, Gypsum Gallery, Kahire (2016); Lekeli Mülk, Françoise Heitsch Gallery, Münih (2015) ve Lütfen Pisti Boşaltınız! , artSümer, İstanbul (2010) yer alıyor. Karma sergileri arasında: UnNatural History, Curated by Invisible Dust, Herbert Art Gallery and Museum, Coventry, UK (2021); Minds Rising Spirits Tunıng 13. Gwangju Bienali Defne Ayas and Natasha Ginwala`nın sanatsal yönetiminde Güney Kore (2021); İplikten Çözülenler: Tekstilde Küresel Anlatılar Küratörler: Susanne Weiß, Inka Gressel ve Öykü Özsoy, İstanbul Modern, İstanbul (2019); İyi Bir Komşu 15. İstanbul Bienali, Küratör: Elmgreen ve Dragset, Pera Müzesi, İstanbul (2017); Spaceliner Küratör: Barbara Heinrich, Arter, İstanbul, (2015); Journey Wanderings in Contemporary Turkey, Espace Culturel Louis Vuitton, Paris, (2012) yer alır. Sanatçı aralarında Water Mill Center, New York; IASPIS Konstnärsnämnden, Stockholm; MAC VAL Müzesi Vitry sur-Seine, Paris; Pioneer Works New York; Cité Internationale des Arts Paris ve Künstlerhaus Bremen'in de yer aldığı misafir sanatçı programlarında yer almıştır. Gözde İlkin çalışmalarını İstanbul’da sürdürmektedir.
Marmara Üniversitesi Grafik Anasanat Dalı bölümü mezunu. Multi-enstürmentalist, disiplinlerarası sanatçı ve davulcu. Birçok albüm kapağı, poster, sahne ve video tasarladı. Türkiye ve dünyada performanslar sergilemeye devam ediyor. 2018’den beri müzik - grafik - video üretimlerine Berlin’de devam ediyor. Müzik ve tasarımda doğaçlamanın önemine inanıyor. Estetik öğeleri bir araya getirerek, hissi ve fikri bir arada tutabilecek işler üretmeye gayret ediyor.
Dans sanatçısı, koreograf ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi İstanbul Devlet Konservatuvarı Modern Dans Ana Sanat Dalı öğretim üyesi Canan Yücel Pekiçten, dans alanında lisans, yüksek lisans ve sanatta yeterlik derecelerine sahip. Eserleri İstanbul, Utrecht, Vilnius, Gdansk, Göteborg, New York, Torino, Pamplona, Paris, Amsterdam ve Lizbon’da olmak üzere çeşitli festival ve mekanlarda sahnelendi. Polonya’da düzenlenen 8. Gdansk Dans Festivali’nde birincilik ödülü kazandı. Saari Residence (Kone Vakfı, FI), 3:e Våningen (SE), Movement Research (ArtsLink, US), Espace Darja (MA), Tanzhaus nrw (DE), A Corner in the World (TR), La Cité Internationale des Arts’ (FR), Dansmakers Amsterdam’da (BMCT Program, NL) konuk sanatçı programlarına katıldı. Pek çok koreograf ve çağdaş sanatçıyla ortak çalışmalar yürüttü, eserlerinde dans sanatçısı olarak yer aldı. 58. Venedik Bienali Türkiye Pavyonu’nda performans gerçekleştirdi ve sergilenen eserin yaratıcı ekibinde yer aldı. Göteborg Üniversitesi, Danscentrum Vast, Teatro Da Voz (Festival Cumplicidades, Lizbon), 212 Photography İstanbul gibi birçok farklı kurum bünyesinde dersler verdi, atölyeler yürüttü. Son dönemde yürüttüğü araştırma ve çalışmalar operalar, oryantalizm, toplumsal sınıflar, kadınlıkla bağlantılı temalar ve kültürel temsiller üzerine yoğunlaşır.

Kundura Cinema Celebrates the 50th Anniversary of Moon Landing

Kundura Sinema'dan Ay'a Yolculuk

Kundura Sinema'da Wim Wenders Seçkisi